Obezitede Beslenme Tedavisi
Obezite, besinlerle alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir.
Obezite günümüzde yaklaşık 500 milyonu etkileyen ve gittikçe büyüyen en yaygın hastalıktır.
Obezite, fazla kilo, anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır ve sağlık için risk oluşturur..
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer alan obezite; ülkemizin de temel sağlık sorunlarından biri olmakla beraber diğer sağlık sorunlarının nedenleri arasında da yer almaktadır.
Günümüzde bilgisayar, televizyon karşısında geçirilen süreler uzadıkça, fast&food ağı genişleyip; porsiyonlar büyüdükçe, teknolojinin ve imkanların da gelişmesiyle birlikte, günlük hareketler büyük oranda kısıtlanmış ve obeziteye olan yatkınlık da artmıştır.
Obeziteye Bağlı Sağlık Sorunları Nelerdir?
Obezite sadece fiziksel görüntüyle ilişkili olmayıp beraberinde birçok kronik hastalığa da zemin hazırlamaktadır.
Obezite;
• Tip 2 diyabet,
• Kalp-damar hastalıkları,
• Tansiyon,
• Kanser,
• Psikolojik problemleri de beraberinde getirmektedir.
Obezite Nasıl Saptanır?
• Beden kitle indeksi dediğimiz boyumuzun her cm’i başına düşen kilogram miktarının 30kg/cm2’ den yüksek olması
• Yağ oranının erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üzerinde olması
• Bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm’den yüksek olması
Hastalıkların Önlenmesi ve Hastalıklarda Beslenme Tedavisi
Tıbbi Beslenme Tedavisi Gerektiren Yaygın Hastalıklar
• Obezite
• Kanser
• Hipertansiyon
• Diyabet ve insülin direnci
• Kalp-damar hastalıkları
• Kemik ve eklem hastalıkları
• Sindirim sistemi hastalıkları
• Tiroit hastalıkları
• Böbrek hastalıkları
• Metabolik sendrom
• Polikistik over sendromu (PCOS)
Hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde beslenme faktörünün önemi her geçen gün artmaktadır.
Doğru tanı ve doğru beslenme tedavisi hastalıklardaki başarıyı da beraberinde getiren etmenlerin başında gelmekte ve yaşam boyu sürmektedir.
Kişinin hastalığının çeşidi ve seyrine, kan bulgularına, cinsiyetine, yaşına, beslenme alışkanlıkları ve imkânlarına uygun olarak hazırlanan bir beslenme programı ile hastalığın seyri yavaşlatılabilir, iyileşme hızı artırılabilir ve kişinin yaşam kalitesi arttırılarak; süreç tamamen kontrol altına alınabilir.
Hastalıkların tedavisinde tek başına ilaç yeterli olmayıp, doğru beslenme tedavisi ve fiziksel aktivite desteği ile alınan verim maksimum olmaktadır.
Gebelik Döneminde Beslenme Danışmanlığı
Gebe kadının beslenmesi ile anne karnındaki bebeğin sağlığı arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır.
Anne karnındaki bebeğin bedensel ve zihinsel olarak büyümesi ve gelişmesi annenin gebeliği süresince yeterli ve dengeli beslenmesi ile mümkündür. Sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelişini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Yaşınız ile ilgili bazı özellikleri ve kalıtımsal faktörleri kontrol edemezsiniz.
Ancak gebeliğiniz süresince yeterli – dengeli beslenerek ve gebeliği olumsuz etkilediği bilinen diğer faktörlerden (alkol, sigara, ilaç kullanımı) kaçınarak sağlıklı bebekler dünyaya getirebilirsiniz.
Gebelik süresince uygun ağırlık kazanımı önemlidir. Sağlıklı yetişkin kadınlar için gebelik süresince gerekli ağırlık kazanımı 10-12 kg arasında değişmektedir. Gebelik süresince yetersiz ağırlık kazanımı (6 kg’ın altında) düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme riskini artırmaktadır. Alınan fazla kilolar ise anne için risk oluşturmakta birlikte bebeğin gelişimini etkilemekte ve doğum zorluklarına neden olmaktadır.
Emziren Anne Beslenme Danışmanlığı
Sağlıklı bir emzirme dönemi için yeterli ve dengeli beslenme sağlanmalıdır.
Annenin fizyolojik gereksinmelerini sağlamak, süt üretimi için enerji ve besin ögeleri depolarını dengede tutmak, anne sütünün verimliliğini arttırmak, bebeğin anne sütü ile optimal büyüme ve gelişmesini sağlamak için emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.
Çocukluk Ve Ergenlik Döneminde Kilo Kontrolü
Hayatımızın en önemli döneminde, her şeyi alışkanlık haline getirip devam ettirebileceğimiz dönemde sağlıklı beslenmeyi öğrenmeniz için çocuk ve ergenlere sağlıklı beslenmeyi öğretiyoruz.
Ergenlik çağında büyüme hızlıdır. Hızlı büyüme ve gelişme ise enerji ve besin öğelerine ihtiyacı arttırır. Gencin artan ihtiyaçlarının karşılanmasında çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunların bir bölümü gencin yaşam şekliyle, bir bölümü ise bilinçsizlik nedeniyle kazanılan hatalı alışkanlıklarla ilgili olabilir. Sorunların giderilip, gencin sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlayacak beslenme koşullarına kavuşturulmasında ve ileriki yaşamında sağlığını olumlu etkileyecek alışkanlıkların kazandırılmasında aileye, okula ve toplumun diğer kurumlarına önemli görevler düşmektedir.
Çocukluk dönemi yeme tercihlerinin geliştiği ve bir ömür sürecek beslenme yolculuğunun temellerinin atıldığı zamandır. Besinlerin yeterli ve dengeli tüketimi, çocukların gelişimi için önemlidir. Kazandıkları beslenme alışkanlıkları çocukları ileriki dönemlerde etkileyeceği için aileler bu konuda hassas ve özenli davranmalıdır.
Kanser ve Beslenme
Kanser hastalığına beslenme açısından bakıldığında, hastalar ve aileleri yaşadıkları mevcut durum içinde öncelikle hastalarının beslenme durumunda meydana gelen sorunları çözmeyi, ardından da hasta yakınları hastalığın genetik geçişi düşünüldüğünde kendileri için doğru beslenme modelinin ne olduğu konusunda bilgilenmeyi amaçlamaktadır.Bu nedenle kanser ve beslenmeyi kabaca iki başlık altında toplayabiliriz;
• Kanserden korunmak için sağlıklı beslenme modelinin öğrenilmesi
• Kanser oluştuktan sonra hastalığa veya tedavinin oluşturduğu özel durumlara uygun doğru ve sağlıklı beslenme modelinin oluşturulması.
Meme Kanserinde ve Antihormon (Tamoksifen-Femara-Arimidex) Kullanımında Beslenme
Tamoksifen, Femara, Arimidex gibi anti hormon kullanan bireylerin bir yandan ilacın yan etkileri nedeniyle kilo veremiyorum düşüncesinin, bir yandan hastalığın nüksetmemesi için ideal kiloda veya yağ oranına sahip olmanız gerektiği zorunluluğunun yükünü taşıdığınızın ve tabi ki bir yandan da aynadaki görüntüyle yüzleştiğinizdeki hislerinizin farkındayım.
Öncelikle, evet yan etki olarak metabolizma hızınız yavaşlıyor, kilo vermek zorlaşıyor, almak ise çok kolaylaşıyor olabilir ama yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme ile 1 ayda ortalama 3-6 kg kilo kaybı idealdir, yeterlidir, imkansız değildir. “Anti hormon kullanırken kilo verilmez” düşüncesi ise bir efsanedir. Bunu sonuçlanması aylar süren bilimsel çalışmalar söylemekte ve tabi ki bu süreçte verilen kiloların sağlıklı olması yani yağdan olması, kas kütlenizi korunması ve hatta artırılması çok önemli.